Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Kurtlar Vadisi PUSU Anasayfa

Kurtlar Vadisi Pusu, Bölümleri, Videları, Müzikleri ve Bölüm özetleri, Fragmanları ve Canlı izleme Sitesi Kurtlar Vadisi PUSU'nun en yeni, en son bölümleri, en güncel haberleri ve daha fazlası...

82 tane "kurtlar vadisi pusu" etiketli yazı bulundu (sayfa 2)"kurtlar vadisi pusu" tagli diger ogeler resimler , videolar

Kurtlar Vadisi Ergenekon'u çözdü

GenclikNerde.Net

SONSAYFA ÖZEL / Ekranların fenomen dizisi Kurtlar Vadisi Pusu son zamanlarda diziyi tamamen Ergenekon Örgütü'nün üzerine yatırmıştı. Önce Muzaffer Tekin'i "Palaska Zafer"le anlatan ve düştüğü tuzakları kurgulayan dizi sonrasında ise asıl ismi ortaya çıkardı.


Diziye "İskender Büyük" ismiyle Veli Küçük'ü sokan Raci Şaşmaz ve ekibi daha sonrasında yaşanan cinayetler ve uygulanan kaos planlarını bir bir göstermişti. Önemli iş adamlarını etrafından toplayan ve ülkede yavaş yavaş iktidarı ele geçirmeye çalışan İskender Büyük aynı zamanda Polat Alemdar'ın hedefiydi. Artık öyle bir hedef olmuştu ki Meclis'teki vekiller bile onun bu cinayetleri işlediğini biliyor hatta bazıları bizzat onun için çalışıyordu. Hrant Dink cinayeti, Danıştay saldırısı ve son olarak İskender'in gözaltına alındıktan sonra yaşanan kanlı eylemler Cumhuriyet'e atılan bomba üniversitelerde başlayan kavgalar bir bir gösterilmişti dizide.

Ancak bunlardan en ilginci Polat Alemdar ve Yalçın Yıldız arasında yaşanan dialog oldu. İskender Büyük'ü buzdağının görünen yüzü olarak gösteren Yıldız önemli olan onun olmadığını onun ardındaki isimler olduğunu söylemişti. Bunların iktidarın yeni alternatifi olduğunu belirtmişti. Yani İskender'in yalnızca bir sözcü olduğunu onu gönderen birilerinin olduğunu ve onların yeni bir ülkeye yaratmak istediğini anlatıyordu. Bu söyledikleri bir bir ortaya çıkmaya başladı. Veli Küçük içeri alındı ancak ardından bıraktığı izler silinmedi: Almanya'da Türkler bir anda katledildi operasyonlar durunca bir anda bitti, üniversitelerde silahlar çekildi yaralanmalar oldu...

Akıllara takılan soru Kurtlar Vadisi bu buzdağını nasıl gördü gazeteciler bile zor bilgi alır haber yaparken. Yoksa dizide Alper olarak rol alan Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen'in kardeşi Tarkan Tüzmen tarafından tarafından bilgiler mi veriliyor? Aydın Doğan ve Ergenekoncularla tam bir savaşa giren AK Parti gizliden gizliye bu dizi ekibine bilgi mi gönderiyor?

Kaynak:
internethaber

Kurtlar Vadisi Pusu Nasıl Gerçek Oldu ?

GenclikNerde.Net


Ergenekon ile ilgili iddialar gazete manşetlerine taşındıkça, gözümün önünde Kurtlar Vadisi: Pusu dizisinin bu sezon yayınlanan bölümleri kare kare canlanıyor. Bu kadar mı büyük benzerlik olur? Türkiye'de gelişecek olaylar bu kadar mı isabetli tahmin edilebilir? Sanki iddianameyi savcı değil de Kurtlar Vadisi senaristleri yazmış. Dizinin tiryakileri hatırlayacaklardır. İzlemeyenler için özetleyeyim: Polat ve ekibi, devlet içinde örgütlenen ve amacı ülkenin yönetimini ele geçirmek olan bir çeteyi bertaraf etmek için durumdan vazife çıkarmıştır. Bu örgüt, Mumcu suikastından, Gazi olaylarına, Kahramanmaraş katliamından Madımak'a, rahip Santoro ve Hrant Dink cinayetlerinden, Malatya'daki yayınevi baskınına ve hatta tatbikat sırasında ordu komutanlarına suikast yapmaya varana kadar yıllardır bir dizi "planlı eylemin" içindedir. Amaç; ülkede çatışma ve kaos ortamı yaratarak, darbe ile yönetimi ele geçirmektir. Bu korkunç planın uygulayıcısı ise İskender Büyük adlı bir taşerondur. Gücünü, kökü dışarıda olan uluslararası güçlerin oluşturduğu bir "konsey"den almaktadır. Konseyin başında ise aynı zamanda çok zengin bir iş adamı olan medya patronu bulunmaktadır. Patron, kirli işlerini yaptırmak için gazetenin genel yayın yönetmenini kullanmaktadır. Bu yapılanmayı etkisiz kılmak için oluşturulan vatanperver örgüt "İhtiyarlar Meclisi" ise karşı darbe için Polat'ı seçmiştir. Polat'ın elindeki en büyük güç, tüm bu olan bitenlerin "günlük" halinde tutulduğu ve içinde "yol haritası" bulunan Kırmızı Kitap'tır... Dizide anlatılanlar ile bugün iddia halinde ortaya atılanların bu kadar şaşırtıcı bir şekilde örtüşmesinin sadece tesadüften ibaret olduğunu düşünmek saflık olur. Zira Kurtlar Vadisi daha önce de son derece şaşırtıcı bir şekilde "gelecekten" haberler vermiş ve Yakından Kumanda bunları "Vadi haber bülteni" başlığıyla okurlarına duyurmuştu. Kurtlar Vadisi'ni yazanlar ya siyasetin dibini çok iyi kokluyorlar ya da iddianameleri hazırlayanlardan çok daha sağlam haber ve bilgi kaynaklarına sahipler... Peki şimdi sırada kim var? Dizide resmedilen büyük medya patronu ile kır saçlı, gözlüklü genel yayın yönetmeni mi?
Yüksel Aytuğ

İşte Muro'nun Sinema Filmi [Çok Yakında !..]

GenclikNerde.Net
Muro ile Hacı Muro


Kurtlar Vadisi Pusu’nun fenomen karakterlerinden biri olan Muro’nun maceraları çok yakında beyaz perdede…

Pana Film’in bu yaz çekeceği sinema filminde Muro’nun (Mustafa Üstündağ) yanı sıra Çeto (Şefik Onatoğlu) ve Yıldırım da (Eray Türk) rol alacak. Filmin çekimlerine ağustos ayında başlanacak. Zübeyr Şaşmaz’ın çekeceği filmin konusu kısaca şöyle:

Cezaevinden çıkan Muro ile Çeto, devrimi köyden başlatmak üzere memleketlerine dönerler. İlk planları evlenip yuva kurmak, örnek birer devrimci olmaktır. Oysa köyde onları bir sürpriz beklemektedir. Muhtar, Muro ile Çeto’yu hapisteyken iki Rus kadınla evlendirmiştir. Muro ile Çeto’nun devrim ütopyasını gerçekleştirmeleri için; kadınları bulup boşanmaları gerekmektedir. Bunun için İstanbul’a dönen Muro ile Çeto’nun başına gelmeyen kalmaz. Çözümlemesini asla yapamayacakları bir örgütle karşı karşıya kalırlar…

Muro Röportajı

GenclikNerde.Net
http://foto.moralhaber.net/fotogaleriler/muro/muro07.jpg

'İçindeki oyunculuk sevgisi' için Mersin'den, teyze kızının yüzüğünü satarak İstanbul'a gelen Kurtlar Vadisi Pusu'nun 'Muro'su şimdi milyonları kahkahaya boğuyor.

‘Kurtlar Vadisi Pusu’nun ‘Muro’su Mustafa Üstündağ oyunculuk tutkusuyla Mersin’den İstanbul’a gelmeyi kafasına koyduğunda imdadına teyze kızı yetişmiş. Yüzüğünü satarak İstanbul bileti aldığı kuzeni için “İyiliğini asla unutamam” diyor

Mustafa Üstündağ ya da nam-ı diğer “Muro”... “Kurtlar Vadisi Pusu”da canlandırdığı “Muro” sayesinde ünlenen, replikleriyle milyonları güldüren Mustafa Üstündağ, Mersin’den İstanbul’a uzanan çileli bir hayatın da sahibi.

Onun tek tutkusu vardı; oyuncu olmak. Liseyi bitirir bitirmez şov dünyasının başkenti İstanbul’a gelmeyi kafasına koydu ama bunun için yol parası bile yoktu.

İmdadına Yıldız teyzesinin kızı yetişti. Teyze kızı Şerife Akün, parmağındaki yüzüğü çıkarıp ona verdi. 1996 yılında o yüzüğü satarak aldığı biletle İstanbul’un yolunu tuttu. İlk durağı akrabalarının da bulunduğu Pendik oldu. Onların sayesinde komşuları tiyatrocu Çetin Etili ile tanıştı.

Tiyatronun eğitimini almayı kafaya koyan Üstündağ, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne girdi. Önce ufak tefek roller oynadı. Ardından “Uy Başıma Gelenler”, “Aşka Sürgün” ve “Emret Komutanım” gibi diziler geldi. Oynadığı son dizi olan “Kurtlar Vadisi Pusu” onu zirveye taşıdı.
Öyle ki Pana Film, dizide canlandırdığı “Muro” tiplemesini başlı başına bir film karakteri yapmaya karar verdi.

“Muro” ile “Çeto”nun ilginç serüvenleri bu yaz film olacak ve Kurban Bayramı’nda da vizyona çıkacak.
Mustafa Üstündağ’la “Cafe Sohbeti” için Çiçek Bar’da buluştuk.
Üstündağ, bir sohbette kanınızın ısınacağı türden biri.
Söyleşinin sonuna doğru konu Üstündağ’ın anne ve babasıyla ilişkilerine gelince işin rengi değişti.

Üstündağ, göğüs kanserine yakalanan annesinin hastalığa karşı verdiği savaşta hep yanında olduğunu, şimdilik kanseri yenen annesinin ilaç tedavisinin sürdüğünü söyledi. Oyuncu “Babam 4.5 yıl önce vefat etti. Keşke ‘Muro’yu oynadığımı görseydi” dedi ama devamını getiremedi. Çünkü gözleri doldu, ağlamaya başladı. Babasıyla yaptığı son görüşmede kendisinden para istediğini ama olmadığı için gönderememiş olmanın bir hançer gibi içine saplandığını anlattı.

Oynamaya başlamadan önce “Kurtlar Vadisi”ni izliyor muydun?

Sürekli bir televizyon izleme alışkanlığım yok. “Kurtlar Vadisi”ne başlamadan önce birkaç bölümünü takip ettim, ne var, ne oluyor diye...

Teklif geldiğinde kaç bölümlük bir işti. O rol sonra nasıl büyüdü?
Diziyi konuştuğumuzda “Bölüm garantisi veremiyoruz” dediler. Sonrasında da süreç böyle gelişti.

“Muro” çok sınırda bir rol... O yüzden dizi seyircilerini bile böldü. Kimi “Teröristi niye sempatik gösteriyorsunuz?” dedi, kimi “Onu sakın öldürmeyin”... Bunun sana yansıması nasıl oldu?
Evet örgüte bir lanet okuma var. Ama benim rolü ele alış biçimimi de sevdiler. Mustafa’yla Muro’yu birbirine karıştırmadı insanlar. “Eline sağlık çok güzel oynuyorsun” dediler hep. Karşı çıkanlar bile “Çok iyi bir oyunculuk ama dizide böyle bir karakter doğru mu?” dedi.

“Avrupa Yakası” için denir ki hep, “Gülse Birsel herkesin rolünü yazar, Engin Günaydın’a iş gelince sağ tarafı boş bırakır, Engin kendi oynar”... Bu anlamda Mustafa Üstündağ’ın Muro’ya kattığı ne var?
Karakter tamamlandıktan sonra ve ben karaktere hakim olmaya başladıktan sonra yazılan text üzerinden arada bir iki doğaçlama yapabiliyorum.

Nedir o doğaçlamalar mesela?

Mesela ‘Burjuva donu’ öyle çıktı. Senaryoda yoktu. Muro, çocuğun beline silah koyup eyleme gönderiyor. Eray’ın (Yıldırım’ı oynayan Eray Türk) belini açtım baktım bir mavi don var. Ne ulan bu don masmavi... Döndüm Çeto’ya “bundan sonra örgütte kimse burjuva donu giymeyecek” dedim. Zübeyir de “Kalsın” dedi... Genel havayı bozmadan öyle şeyler yapıyoruz.

Dizide kaçıncı bölümde girdin?
14. bölümde girdim Allah’a çok şükür 41. bölümü ölmeden tamamladım. Her sete gidişimde inşallah bugün ölmem diye dua ediyordum, dualarım kabul oldu! (Gülüyor)

İnternete girip “Muro” diye arama yaptığında karşına binlerce doküman geliyor. Dizide söyledikleri insanların diline pelesenk oldu. Mustafa Üstündağ’ın en beğendiği “Muro sözü, repliği” hangisi?
“Lanet olsun içimdeki insan sevgisine” tabii ki...

Muro bugüne kadar ölmekten nasıl yırttı? Yoksa senin sete giderken “İnşallah bu bölüm ölmem” diye yaptığın dualar mı onu kurtardı?
Çok sıcak geldi seyirciye... Gülüyor, ağlıyor, şarkı ve türkü söylüyor. Çeto’nun annesini taklit ediyor. İçimizden biri gibi aslında adam.

Dizide “Çeto”yu oynayan Şefik Onatoğlu da sizin gibi Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin öğrencisi. Tanışıyor musunuz? Dizide oynaması için sen mi önerdin?

Okuldan tanıyorum, çünkü Mustafa Hoca’nın (Alabora) asistanlığını yapıyordum. Pana Film’e, bizim okulda çok yetenekli bir çocuk var dedim, tanıştılar, “Çeto”yu oynamaya başladı.

MGSM’yi bitirmiş olmana rağmen orayla bağın sürüyor mu?
Tabii... Biz orada parasız okuduğumuz için o bizim boynumuzun borcu... Müjdat Gezen’in yaktığı o ateşi söndürmeyeceğiz.

‘Yolunda giden bir ilişkim var’
Sevgilin var mı?

Şu anda yolunda giden bir ilişkim var.

Kız arkadaşın da oyuncu mu?
Değil.

“Muro”dan önce başlayan bir arkadaşlık mı?

Öncesinden.

Şöhret bozmadı ilişkiyi?

Aman abi...

Keşke yapmasaydım dediğin ne var?

Hiçbir şey için keşke yapmasaydım demedim, inşallah bundan sonra da demem.

İyi ki yapmışım dediğin?
İyi ki oyunculuk konusunda ısrarlı olmuşum.

Mutlaka yapmalıyım dediğin ne var?
Yamaç paraşütü yapmak istiyorum.

Teyzenizin kızı Şerife’den aldığınız altın yüzük borcunu ödedin mi?

Daha ödemedim.

Ayıp değil mi? Tam 12 sene oldu.
Artık bir tane burma bilezik alıp götüreceğim ona... Geçen gün telefon açtı. “Adana’ya gelecek misin?” diye sordu. Geleceğim deyince “Koluna girip seninle Gazipaşa’da dolaşacağım” dedi. Onun bana yaptığı iyiliği asla unutamam.

Muro ve Çeto’nun filmi çekiliyor

“Ne olacak, ne bitecek diye ben de çok merak ediyorum. Henüz senaryo ile karşı karşıya gelemediğim için hikâyeyi kaba taslak anlatabilirim. ‘Muro’ ile ‘Çeto’ cezaevinden çıkarlar ve derler ki, “Biz artık köyümüze dönelim, evlenelim, aile kuralım ve örnek birer devrimci olarak başlayalım devrimi yapmaya”. Ancak köye gittiklerinde öğrenirler ki, muhtar cezaevindeyken onları Ruslarla evlendirmiş. Ütopyalarını gerçekleştirebilmek için önce mevcut eşlerinden boşanmaları gerekir. Bunun için Rus eşlerinin yaşadığı İstanbul’a gelirler. Film bu yaz çekilecek Kurban Bayramı’nda vizyona girecek. Filmi Zübeyir Şaşmaz yönetecek. Filmde, dizideki ‘Yıldırım’ da olacak.”

10 ismin çağrıştırdıkları

Necati Şaşmaz : Seviyorum
Gürkan Uygun : İyi ki tanımışım
Kenan Çoban : İyi arkadaşım
Erhan Ufak : Komik
Hüseyin Avni Danyal : Trabzon
Musa Uzunlar : Nâzımım
Tarkan Tüzmen : Albümü vardı
Bahadır Özdener : İyi yazıyor
Müjdat Gezen : Babam
Muzaffer Hiçdurmaz : Devrim

Kurtlar Vadisi Belgeseli

GenclikNerde.Net
Kurtlar Vadisi neden çekildi? Neden bu kadar çok izlendi?
senaristi Bahadır ÖZDENER açıklıyor...

Part1
http://rapidshare.com/files/91882530...ac_2.part1.rar

Part2
http://rapidshare.com/files/91891098...ac_2.part2.rar

Didem Taslan Bikinili görülürse ölecek!

GenclikNerde.Net


Didem Taslan'ın Kurtlar Vadisi'nde canlandırdığı karakter son bölümde intihar etti. Taslan eğer bu yaz bikinili yakalanırsa o karakter öldürülecek ve diziden atılacak..
Kurtlar Vadisi dizisinin sezon finalinde sevgilisi "Memati" tarafından terk edilince intihara teşebbüs eden "Gamze"yi canlandıran Didem Taslan'ın akibeti, yaz aylarındaki yaşam biçimine bağlı. Eğer yaz tatili süresince bikinili görüntülenir ya da özel hayatıyla çok gündeme gelirse Taslan'ın canlandırdığı karakterin senaryodaki intihar teşebbüsü, ölümle sonuçlandırılacak. Ancak güzel manken tatilde dizinin kurallarına uygun davranırsa, yeni sezonda oynamaya devam etmesine karar verilecek ve "Gamze" kurtulacak.

'MANTIKLI BİR KARAR'
Aynı dizide geçmişte rol alan manken Nefise Karatay, bu sınavı geçememişti. Özel hayatıyla çok gündeme gelmeye başlayınca, Karatay'ın canlandırdığı karakter dizinin senaristleri tarafından öldürülmüştü. Böyle bir kuralın çok mantıklı olduğunu söyleyen Didem Taslan, "Bu dizi zirve ve gerçekten böyle bir dizide oynamak şans" dedi. Taslan, dizideki intiharı için ise şunları söyledi: "İnsan çaresiz kalınca hele de konu aşk ise maalesef bu olabilir. Ben sevdiğim adam için ölümü değil, yaşamayı göze alırdım. Çünkü bu hayat şartlarında ölmek daha kolay bir tercih. Asıl zor olan hayatta kalıp zoru aşabilmek."

Memati (Gürkan Uygun) Haberi

GenclikNerde.Net

Kurtlar Vadisi Pusu'daki Memati dizide uyuşturucu bağımlısı oldu. Memati'yi canlandıran Gürkan Uygun bu rol için Psikiyatrist Doç. Dr. Kemal Sayar'dan ders almış...

Eskiden insanların korkudan yüzüne bakamadığını söyleyen Uygun 'Uyuşturucudan kurtulmaya çalışan Memati'yi şimdi herkes seviyor. Bir teyze 'Seni sağlıklı gördüm' deyip yanağımdan makas bile aldı' diyor.

Hayatı, televizyon aracılığıyla algılayan, öğrenen bir toplum, yoksa sanal ile gerçeği birbirinden ayıramayacak 'saflıkta' oluşumuzdan mı bilinmez ama biz sevdik mi tam seviyoruz işte! Dizide ölen karakterlerin ardından toplu cenaze namazı kılıyoruz, sokakta gördüğümüz kötü karakterlere saldırıyoruz. Uyuşturucu sorununa parmak basan, milletvekilleri bile Meclis kürsüsünden Kurtlar Vadisi Pusu'nun uyuşturucu bağımlısı olan Memati'nin başına gelenleri hatırlatması boşuna değil.

Düşmanları tarafından kaçırıldıktan sonra zorla uyuşturucuya alıştırılan Memati'yi oynayan Gürkan Uygun ve bu role hazırlanırken destek aldığı psikiyatrist Doç. Dr. Kemal Sayar ile Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bir araya geldik. Söyleşimiz bittikten sonra hastanenin bahçesinde Memati'nin mimikleri, tavrıyla hareket eden hayranlarıyla karşılaştık. Kimi 'Memati Abi biz de Sakaryalıyız' dedi, kimi onun aracılığıyla Polat'a selam gönderdi...

ROLÜNE ÇOK SIKI ÇALIŞTI

Senaryoda Memati'nin kötü adamlar tarafından uyuşturucu bağımlısı haline getirilmesi bölümünü okuduğunuzda ne düşündünüz?

Gürkan Uygun: Asılında çok sevindim. Dört yıldır aynı karakteri oynuyorsunuz ve oynadığınız karakter bir dönüşüm yaşıyor. Yeni bir şeyler öğreneceğim diye düşündüm. Aslında biraz da korktum. Çünkü doğru oynamak veya doğru şeyler yapmak zorundasınız. Çok sevilen ve çok gündemde olan bir dizi. Eroin kullananlar, bağımlılar var. Onların tepkilerini doğru göstermek lazım ki doğru tepkiler alalım. Yanlış bir şey yapmak istemiyorduk. Gündemde olan bir karakterin uyuşturucu bağımlısı olması etkileyici bir durumdu. Başarır mıyım, başaramaz mıyım diye korktum.

Bir uzmanla çalışma fikri de bunun bir parçasıydı galiba.

G.U.: Oyunculuğun gerektirdiklerini yaptık. Bir konuyu bilmiyorsanız uzmanına danışırsınız. Bizim yaptığımız da buydu. Bir haftalık bir zamanım vardı. İnternetten bağımlı insanların önceki ve sonraki hallerinin görüntülerini seyrettim, araştırdım ve sonra Kemal hocanın karşısına geçtim.

Siz bu rol için bir araya geldiğinizde neler konuştunuz, nasıl bir rota izlediniz?

Kemal Sayar: Topluma eroin bağımlısı olan bir insanın neler yaşayacağının aktarılması çok önemli bir mesajdı. O yüzden yapımcılar bu konuda çok ciddi hassasiyet gösterdi. İnsanlara yanlış bir mesaj aktarmak istemediler. Yanlış mesaj çok ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Gürkan Bey ve senaryo ekibinden Ahmet Turgut geldi. Uzun uzun detayları konuştuk.

GEREKLİ MESAJI VERDİK

Yanlış mesaj derken neyi kastediyorsunuz?

K.S.: İnsanlara bir kere 'eroinden kurtuluş yok' mesajı verirseniz bağımlılığı tırmandırırsınız. Eroin bağımlıları da 'Madem bu işten kurtuluş yok, buna devam edeyim, bak, Kurtlar Vadisi'nde de bunu söylüyorlar' diyebilirdi. Burada Memati büyük bir uğraş sonucunda bağımlılıktan kurtulabildi. Fakat bütün bu uğraşa rağmen hayatı alt üst oldu. Burada iki mesaj verildi: Birincisi siz isterseniz kurtulabilirsiniz, gayret edin. İkincisi ise bu bir oyuncak değil. Siz ufak ufak şunla bunla başlarsınız fakat daha sonra eroine kadar tırmandığınızda telafisi çok zor olabilir. Gürkan dizideki rolüyle caydırıcı bir etki yaptı. Bu diziden sonra pek çok insanın korktuğunu, vazgeçtiğini düşünüyorum.

G.U.: Memati, her şeyin iyisini içinde barındıran bir karakter. Böyle bir adamın bir anda eroin ile bu hale gelmesini üç bölümle bitirseydik yanlış mesaj olabilirdi. 10 bölüm oynadım. Hala kurtulmaya çalışıyor Memati. Dizide Memati'nin eroine geri dönmesi gerektiğini düşünenlerden biriydim. Memati'nin bir kere daha eroin kullanabileceğini düşünmüştüm. Ama Kemal hocam karşı çıktı.

K.S.: Verilecek mesajın çok yanlış olacağını söyledim. Senaryonun gelişimine göre Memati dayanamayıp bir iki kez kullanacaktı. O zaman karamsar ve ümitsiz bir tablo sunacaktık Türkiye'ye. Bırakan insan birkaç kez deneyecek diye bir şey yok. İyi savaşan insanlar hayır deyip dönmüyor zaten bir daha.

Beni yolda görenler boynuma sarılıyor

Uyuşturucu bağımlısı Memati'yi sokakta gören insanlar ne tepki gösterdi?

Eskiden teyzeler, kızlar, anneler beni sokakta gördüklerinde bir parça ürkerlerdi. Bana baktıklarında onların gözlerinden anlıyordum bunu. Çünkü dönem dönem korkunç bir yaratık olduğum için insanlar bana yaklaşmamayı yeğliyordu. Dizideki Memati'nin uyuşturucu bağımlılığından kurtulma sürecinde insanlar artık gelip boynuma sarılıyor. Ürkülen ve korkulan bir karakterin uyuşturucu batağına batmış hale gelmesine çok acıdı insanlar. Bir anda tepkiler değişti. Hatta bana sarılıp ağlayanlar, öğüt verenler bile oldu. Yolda beni gören bir teyze yanağımdan makas alıp 'Seni sağlıklı gördüm' bile dedi. Karakter, uyuşturucu kullandığı zaman o insanların çocuğu, kardeşi, abisi uyuşturucu kullanmış gibi oldu sanırım.

Dizideki uçta bir adam bana hiç benzemiyor!

GÜRKAN Uygun 'Memati, hayali bir kahraman' diyor ve canlandırdığı bu karakterin kendisiyle hiçbir ortak noktasının olmadığını söylüyor: 'İnsanların hayalindeki bir kahraman bu. Böyle bir adam zaten olamaz. Olacağını da zannetmiyorum. Çok uçta bir adam. Kesinlikle bana benzemiyor elbette. Her şeyi çok sert, uçta ve çok net. Elinden her bir iş geliyor. Böyle bir insan var mı bilmiyorum.'

Gürkan gerçekten çok iyi oynadı

Bu eğitim ne kadar sürdü?

G.U.: Çok uzun değildi. Bir haftamız vardı çekimler için. Elimizden geldiğince buluşmaya gayret gösterdik. Görüntü elde edemedim. İnternetten eroin kullananların önceki ve sonraki hallerine baktım. Yüzlerini inceledim. Oynarken zaten bütün yüz kaslarımı bıraktım diyebilirim. Hazırlıklı gelmiştim hocanın yanına. Bir canlandırma olmadı.

Hocam siz diziyi izlediğinizde ne düşündünüz?

K.S.: Derslerden sonra televizyonun karşısına geçtim. Heyecanla bekledim ve gerçekten çok iyi oynadığını düşündüm.

Cep telefonumdan arayıp Memati'yi soran bile var

Cep telefonundan sık sık rahatsız edildiği için numarasını sık sık değiştirdiğini anlatan Gürkan Uygun, başına gelen bir olayı şöyle anlatıyor: 'Tanımadığım biri telefonla aradı. Dizideki karakterlerin sesi gibi sert ve netti sesi: 'Kimsin?' Ben kimi aradığını sordum. Yine sert şekilde 'Memati'yi aramıştım' dedi. Yanlış numara olduğunu söyledim ama elbette yine birkaç kez aradı. Ama aynı ses tonuyla. O sırada 'Evet buyurun Memati benim' desem karşı tarafın sesi yumuşayacak 'Abi nasılsın?' diyecekti.'

Kaynak: STAR

İskender'in Ölümü baklavada mı?

GenclikNerde.Net

Yeni Şafak televizyon yazarı Bekir Hazar, Kurtlar Vadisi Pusu'nun en merak edilen sorusunun cevabını yazdı!




Malumunuz şeker hastaları tatlıdan uzak durur.

Kurtlar Vadisi'nde ortalığı karıştırıcı İskender büyüğümüz gözaltına alınıyor. Adamın şekeri var. Gözaltında ne olur ne olmaz diye hassasiyet gösteriliyor, insülin iğneleri bile yapılıyor. Sonra tutuklanıp cezaevine gönderiliyor. Hapiste şeker hastası adama üzeri fındık fıstıklı bir tepsi baklava geliyor. Şeker hastası İskender de yiyor. Herhalde bir bölüm sonrasında şeker hastası İskender'i baklavadan öldürecekler...

 

Kaynak: Yeni Şafak 

Emine Erdoğan, Necati Şaşmaz (Polat Alemdar) ile Görüştü

GenclikNerde.Net


''Ana Kız Okuldayız'' okuma yazma kampanyası başladı. Emine Erdoğan'ın, ''Türkiye için çok hayırlı, çok değerli bir faaliyet'' dediği kampanyanın sürpriz bir destekçisi daha vardı.
''Ana Kız Okuldayız'' okuma yazma kampanyası başladı.
Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda düzenlenen törende konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, ''Türkiye için çok hayırlı, çok değerli bir faaliyet'' için bir araya gelindiğini ifade etti.

Erdoğan, ''Daha çok ışığa, daha çok aydınlığa, daha çok sevgiye ve daha çok bilgiye ulaşmanın kapılarını açıyoruz. Bugün burada yeni bir okuma yazma öğretimi kampanyasının açılışını gerçekleştiriyoruz. Okuyarak öğrenerek karanlığı aşacak, aydınlığa ulaşacağız. İstiyoruz ki kimse bilgi edinme hakkından mahrum kalmasın, kimse eğitim yolunda haksızlığa maruz kalmasın'' dedi.

Bilenlerle bilmeyenlerin bir olmadığının bilindiğini, medeniyetin yolunun bilginin yolu olduğunu ifade eden Erdoğan, okuyarak zenginleşmenin, dünyanın en güçlü bireylerine, en güçlü ailelerine, en güçlü toplumuna kavuşmak anlamına geldiğini söyledi.

Erdoğan, devletin ve milletin bu konudaki eksikliklerini gidermek için bütün gücünü ortaya koyması gerektiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ülkemiz için, milletimiz için, umutlarımızı besleyecek çok muhteşem gelişmelere şahit oluyoruz. Son yıllarda Türkiye'de her alanda olduğu gibi, eğitim sisteminde de çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Devletimiz gücünü milletimizle milletimiz de gücünü devletimizle paylaşınca, ülkemizin her tarafında, her şehrinde muhteşem gelişmeler yaşanıyor. Bu gelişmelere şahit olmaktan, bu hayırlı gelişmeleri teşvik etmekten naçizane kendi adıma çok büyük saadet duyuyorum.''
HAYIRSEVERLERİN DESTEKLERİ-

Emine Erdoğan, özellikle yeni yapılan okulların, çoğalan dersliklerin, bütün okullara gönderilen bilgisayarların, teknoloji dersliklerinin, ders kitaplarının ücretsiz dağıtılmasının ve yoksul çocukların okula kazandırılması için verilen teşviklerin son derece sevindirici gelişmeler olduğunu vurguladı.

Eğitim faaliyetlerinin devlet ve millet işbirliği ile yürütülmesinin, hayırseverlerin okur ve derslik yapmasının, ihtiyaç sahiplerinin burs ve yurtlara kavuşmasının da ayrı bir sevinç kaynağı olduğunu dile getiren Erdoğan, ''Son 5,5 yıl içinde yapılan 115 bin dersliğin 28 bine yakını hayırseverlerimiz tarafından yapılmış. Bu durum ülkemiz adına beni en çok heyecanlandıran gelişmelerden biridir. Özellikle hayırseverlerimize çok teşekkür ediyorum'' dedi.

Erdoğan, belediyelerin ve kaymakamlıkların, sivil toplum örgütleriyle güç birliği içinde gönüllü eğitim çalışmaları yapmalarının da son yılların en güzel gelişmelerinden biri olduğunu belirtti.

Eğitim sisteminin eskiye nazaran çok büyük gelişmeler gösterdiğini, ancak hala toplumun bir kesiminin bundan yararlanamadığını görmenin kendisini üzdüğünü ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

''Geçmişte birçok değişik nedenden dolayı eğitim faaliyetine hiç başlamamış veya yarım bırakmak durumunda kalmış vatandaşlarımız var. Hala okuma yazma bilmeyen 5 milyona yakın insanımız var. Bu rakam 2000'li yılların başında 6,5 milyon civarındaydı. Demek ki son 5 yılda 1,5 milyon insanımız okuma yazma öğrenmiş. Ben bu 1,5 milyon insanımızın her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Zira bu kardeşlerimiz, azimle, iradeyle bütün zorlukların aşılacağının, öğrenmenin yaşının olmadığının en güzel örneklerini verdiler. Onlar zor olanı başardılar. Geçmişte şu ve ya bu sebeple yapamadıklarını yaptılar. Geçmişin bahanelerine sığınmadılar önlerindeki imkanı en güzel şekilde değerlendirdiler.''

Okuma yazma öğrenenlere emek veren ve okuma yazma öğreten eğitimcilere de teşekkür eden Erdoğan, ''İnşallah 4 yıl içinde okuma yazma bilmeyen 5 milyona yakın vatandaşımızın 3 milyonu daha okuma yazma öğrenecek'' dedi.

-EĞİTİM SEFERBERLİĞİ-

Emine Erdoğan, eğitim seferberliğinin kalkınmada öncelikli illerden başlayacağını ve Türkiye'de yaygınlaşacağını belirterek, 1. ve 2. kademe kursları başarı ile bitiren kursiyerlerin sadece okuma yazma öğrenmekle kalmayacaklarını, 2011 yılına kadar ehliyet sahibi olacaklarını bildirdi.

Kursları başarı ile bitirenlerin açık öğretim programlarına 6. sınıftan itibaren katılıp devam edebileceklerini anlatan Erdoğan, kampanya ile beraber açık öğretim hizmetlerinin yaygınlaştırılması konusunda önemli çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

''Böylece her vatandaşımız eğitimine kaldığı yerden devam etme imkanı bulacak'' diye konuşan Erdoğan, kampanyaya ilk etapta 5 milyon YTL destek sağlayan Halk Bankası'na teşekkür etti.

Emine Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

''Böyle sosyal yönü olan her gayreti, her çabayı şükranla karşılıyoruz. Elimden geldiğince bu tür sosyal faaliyetlere, insana ve topluma yönelik çabalara destek olmaktan büyük onur duyuyorum. Maddi ve manevi katkıda bulunduğum bu faaliyetleri her şeyden çok önemsiyorum. 30 yaşında, 40 yaşında okumaya başlayan, artık okuyabildiği için sevincini paylaşmak isteyen binlerce insanımızla buluştum. Her biri için ayrı ayrı büyük bir heyecan duydum. Hiçbir emek zayi olmuyor bu dünyada. Sabırla, ısrarla, gayretle biriken nice damlalar zaman içinde nehirlere dönüşebiliyor.''

Kampanya ile elde edilen imkanın sadece okuma yazma öğrenmekle sınırlı kaymayacağına, daha pek çok güzelliklere kapı açacağına inandığını belirten Erdoğan, evladının ödevini takip edebilecek bir annenin, çocuklarının eğitimine yapacağı katkının hesap edilemeyecek bir şey olduğunu kaydetti.

Erdoğan, okuma yazma seferberliğinin sosyal faydasının sonsuz olduğunu anlatarak, ''Özellikle kadınlarımızın bu heyecanına şahit olmak beni de son derece heyecanlandırıyor, gelecek için umutlandırıyor. Bize bu heyecanı yaşatan, gelecek umutlarımızı tazeleyen herkese çok teşekkür ediyorum'' diye konuştu.

Organizasyonunu Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı kampanyanın sponsorluğunu Halk Bankası üstlendi.

Kurtlar Vadisi PUSU Ekibi Finali Hayranlarıyla İzledi...

GenclikNerde.Net
Polat, Memati, Muro İskender omuz omuza
Özel bir televizyon kanalında yayınlanan ''Kurtlar Vadisi Pusu'' dizisinin oyuncuları, dizinin sezon finali bölümünü, üniversite öğrencileri, hayranları ve yöre halkı ile Kapadokya'da izledi.

Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa beldesindeki Kapadokya Meslek Yüksek Okulunun bahar şenliğine katılmak üzere beldeye gelen, dizide ''Polat Alemdar'' karakterini canlandıran Necati Şaşmaz, ''Memati'' karakterini canlandıran Gürkan Uygun, ''İskender Büyük'' karakterini canlandıran Musa Uzunlar ve ''Muro'' karakterini canlandıran Mustafa Üstündağ, Kapadokya'da hayranları ile buluştu.

Dizinin sezon finali bölümünün yayınlanacağı akşam, dizi oyuncuları onuruna önce Kapadokya Meslek Yüksek Okulunda yemek verildi. Yemeğe oyuncularından Necati Şaşmaz, Gürkan Uygun, Musa Uzunlar ve Mustafa Üstündağ'ın yanı sıra Nevşehir Valisi Mehmet Asım Hacımustafaoğlu, Belediye Başkanı Hasan Ünver, Ürgüp Kaymakamı Recep Soytürk, Mustafapaşa Belediye Başkanı Mustafa Özer ve yazar Alev Alatlı da katıldı.

Yemekte Mustafapaşa Belediye Başkanı Mustafa Özer tarafından, dizi ekibi adına Necati Şaşmaz'a Kapadokya'ya gelmelerinden dolayı teşekkür plaketi verildi.

Dizi oyuncuları daha sonra belde meydanına giderek, burada yöre halkı, hayranları ve üniversite öğrencileri ve öğretim görevlileri ile birlikte dev perdeye yansıtılarak gösterilen dizinin sezon finalini izledi.

Sezon final bölümünü izlenmesi sırasında özel bir şirkete ait güvenlik mensupları tarafından hayranlarının hücumuna uğraması engellemek amacıyla oyuncular etrafında güvenlik önlemleri alındı.

Daha sonra araçlarıyla beldeden ayrılan dizi oyuncularının, sabah erken saatlerde hava balonu ile Kapadokya turu yapacakları bildirildi.